Anasayfa Kuruluşu  İlk yerleşenler Köyümüz hakkında Fotoğraf Albümleri Harp zamanı Hikayeleri İletişim
Fotoğraf Albümleri
Videolar
  Vefat edenler
Destekleyenler
  Atasözü şiir mani
  Yörükler ve rumeli
  Duyuru ve ilan
Muhtar ve azalar
Önceki muhtarlarımız
Komşu köyler
Nükteler
Resmi linkler
Kardeş siteler

 
 

şiirlrler

 

Açılır bahtımız bir gün hemen battıkça batmaz ya

Sebepler halk eder Halik, kerem babın kapatmaz ya.

Benim Hakk'a münacatım değildir rızk için haşa

Hüda Rezzak-ı alemdir rızıksız kul yaratmaz ya.

                                     Erzurumlu İbrahim Hakkı

 

Sanma şahım       herkesi sen        sadıkhane        yar olur,

Herkesi sen       dost mu sandın       belki ol         ağyar olur,

Sadıkhane         belki ol          alemde           dildar olur,

Yar olur,        ağyar olur,        dildar olur,      serdar olur.

 ESKİŞEHİR     

Anadolum ana yurdum
Yöresinde gezdim durdum
Nasreddin,Yunusa sordum
Güzel şehir Eskişehir.

Porsuk çayı köprübaşı
Yedin mi çiğ börek aşı
Dünyada tek Lüle taşı
Güzel şehir Eskişehir.

Boz dağında yaylaları
Sakarı ılıcaları
Tepede odunpazarı
Güzel şehir Ekişehir

Kudretten sıcak suları
Havuzludur hamamları
Kemer köprü kayıkları
Güzel şehir Eskişehir.

Kalabak suyundan içtim
Hamamlar yolundan geçtim
Adaları mekan seçtim
Güzel şehir Eskişehir.

Çifteler yazılıkaya
Baştan akıyor sakarya
İndim Alpuya ovaya
Güzel şehir Eskişehir.

Kurşunlunun külliyesi
Edebali medresesi
Seyit battal üç tepesi
Güzel şehir Eskişehir.


Yazmakla tükenmez bitmez
Koca şehir Eskişehir
Konan bir daha göçemez
Güzel şehir Eskişehir.

                                    Turan GÜL.

 

ESKİŞEHİRSPOR

Es es ile coşalım
Başarıya koşalım
Engelleri aşalım
Haydi es esim haydi

Hep beraber birlikte
Çakar gibi şimşekte
Sevgimiz var yürekte
Haydi es esim haydi

Meşaleler yakalım
Seller gibi akalım
Süper lige çıkalım
Haydi es esim haydi

Seninle çıktık yola
Kenetlendik kol kola
Gollerini sırala
Haydi es esim haydi

Kırmızı siyah rengin
Bulunmaz eşin dengin
Seni sen diye sevdim
Haydi es esim haydi
                            
TURAN GÜL.

 

 

 

 

 

 

 

 

MANİLERİ

Zengin Halk Edebiyatımızın ürünleri arasında yer alan ve günlük yaşamımızdan

kesitlersunan, kökeni İslamiyet öncesi Türk Edebiyatı’na dayanan, dört mısralı

manzumelerimiz olan manilerimizin söyleyenleri belli değildir. Genellikle

 dört mısradan kurulur ve hece vezniyle yazılırlar. Köy hayatında maninin

büyük bir yeri vardır. Özellikle; düğünlerde, kına gecelerinde,

 sıkışan yürekler duygularını manilere dökerek ferahlarlar.

 

 

Kuzfındık köyümüz,

Zemzem akar, suyumuz.

Yar üstüne yar sevmek

Yoktur, öyle huyumuz.

İki tane nohudu,

Kavurmayalım yârim.

Bizi ayıracaklar,

Ayrılmayalım yârim.

Benim saçlarım uzun,

Yana tararım, yana.

Benim yârim yok burada,

Ona yanarım, ona.

Oynayan kız pek nazik,

Kollarında bilezik.

Oynayanı sorarsan,

Kuzfındık’a münasip.

Bizim köyün çeşmesi,

Cumartesi akmıyor,

Kuzfındık’ın kızları,

Yabancıya bakmıyor.

Çamaşır serdim dala,

Sallanır sağa sola,

Köyde bir seni sevdim,

Anlamadın budala.

Oynayana bakmalı,

Boynuna altın takmalı,

Oynayanın uğruna,

Malı mülkü satmalı.

Bakkaldan yumak aldım,

Dantel öreyim diye,

Köyümüzden yar sevdim,

Her gün göreyim diye.

Mezarlıkta gezerim,

Çıkı buldum çözerim.

Vallah Billâh kaynana,

Ben oğlundan güzelim.

Kuzfındık’a giderken,

Sol tarafta mezarlık.

Yârin gözleri çakır,

İstemiyor nazarlık.

Kuzfındık ovasından,

Su akmaz kovasından.

Yârim bir gel deseydi,

Giderdim arkasından.

 

 

ATATASÖZLERİ  VE GÜZEL SÖZLER

 

Atasözleri :  Kimlerin ne zaman ortaya attığı,ilk defa kimin ağzından çıktığı belli olmayan

  on bini aşkın atasözümüz olup, yörede   söylenenlerden bazıları aşağıda örneklenmiştir.

 

Ek tohumun hasını çekme yiyecek yasını.

Eğri okla doğru nişan vurulmaz.

Eğri bakandan doğru iş beklenmez.  

Dilim seni, dilim seni,dilim dilim dilem seni.

Dost bin ise azdır,düşman bir ise çoktur.

Deminde kaçmak dahi erliktendir.

Denizde ıslanan yağmurdan korkmaz.

  Yol odurki doğru vara Göz odurki Hakkı göre      

  Er odur alçakta dura  Yüceden bakan göz değil

Halk içinde   muteber bir nesne yok   devlet  gibi  

Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat  gibi.

Geçme namert köprüsünden sel götürürse götürsün seni.   

Yatma tilki gölgesine  Aslan yerse yesin seni.

Atı yedeğinde olan yaya sayılmaz.

 Kendi hayvanını güden çoban sayılmaz.

Devlet çanağından çorba içme.

Beylik köprüsünden geçme.

Varlığına mağrur olma deme

varmı ben gibi.Bir muhalif

rüzgar eser savurur harman gibi.

Ormana kesiliyorsun demişler, sapı içinde demiş.

Asil azmaz bal kokmaz.

Bal tutan parmağını yalar.

Misafir eve 99 nasiple gelir, giderken birini götürür.      

Ölüm altın kapaktır.

Her yokuşun bir inişi, her inişin bir yokuşu vardır.

Su akar yolunu bulur.

 Su bulanmayınca durulmaz.

 Bir delinin kuyuya attığı taşı dokuz akıllı çıkaramaz.

Denginde olan deveyi görmez

Ağaca dayanma kırılır, insana dayanma ölür.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Ölmüş Eşek Kurt tan korkmaz.

Kol kırılır yen içinde kalır.

Harman yelle, düğün elle yapılır.

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker